Dijital ürün geliştirme

Uygulama alanlarına genel bakış yazısında belirttiğimiz gibi potansiyel pazar büyüklüğü olarak değerlendirildiğinde ileri seviye dijital ürün geliştirme ilk sırada yer almaktadır. 2023 pazar büyüklüğü 27 milyar $ ve yıllık bileşik büyüm hızı %20. [1]Tanım olarak geliştirme maliyetlerini azaltmak ve pazara daha hızlı ürün sunmak amacıyla eklemeli üretim, artırılmış/sanal gerçeklik, dijital ikiz gibi teknolojileri kullanımını ifade etmektedir. 

  • Fiziksel bir objenin dijital ikizinin yaratılması, 

  • Tekil kimlik oluşturma, 

  • Anlık veri toplama, 

  • 3 boyutlu sunum, 

  • Gerçek zamanlı simülasyon, 

  • Hızlı ve esnek prototip üretim, 

  • Geçmiş verilere dayalı analiz, 

  • Geliştirmelere yönelik öngörü, 

  • Dijital belgeleme 

imkanı yaratır. Tüm bunlar tasarım, üretim, kalite kontrol, eğitim, özelleştirme, bakım, tamir ve uzaktan erişim alanlarında veriye dayalı yönetimi sağlar.


Dijital Müşteri 


Türkiye’de yeni yeni dijital dönüşüm projeleri hayata geçirilirken, dünyada uzun süredir üst seviye teknoloji kullanımı, olgunluk seviyesi gibi etkenlerle çok farklı alanlarda gelişmelere tanık olmaktayız. Bunun arkasında kuşkusuz dijital müşteri deneyimi bulunmakta. 


Değer yaratma, koruma ve artırmadaki teknoloji dokunuşu, bu değer zinciri içerisinde yer alan her halkayı etkilemektedir. Bu dokunuş müşteriyi merkeze alıp, etrafında yeni kişileştirilmiş ürün, hızlı teslimat, daha iyi fiyat, hızlı ve kaliteli servis ile müşteri deneyimini daha iyi bir noktaya getirmeyi hedeflemektedir.




Görsel 1: Digital 2019 (Kaynak: We are social)


“Hootsuite” ve   “We are social” tarafından Nisan 2019 tarihinde yayınlanan rapor, dünya nüfusunun %58’lik kısmının internet kullanıcı olduğu  (Türkiye %72) ve bunların %78’inin aktif sosyal medyayı kullandığını gösteriyor. Aynı raporda yer alan Türkiye bölümüne baktığımızda ise aşağıdaki rakamlarla karşılaşıyoruz.

  • Dünya genelinde internet kullanım oranı %58. 

  • Sosyal medya kullanım oranı %45. Her yıl ortalama %6 oranında artıyor.

  • En çok Facebook, Youtube, Whatsapp, Instagram, FB Messenger, Wechat uygulamalarını kullandık.

  • Internet kullanımımız %72. Dünya ortalaması %58.

  • Sabit internet hızımız 19,29 MBPS. Dünya ortalaması 57,91 MBPS, en hızlı Singapur (199,6 MBPS), en yavaş Yemen (2,96 MBPS)

  • Mobil internet hızımız 34,09 MBPS. Dünya ortalaması 26,12 MBPS, en hızlı Norveç 67,54 MBPS, en düşük Cezayir 5,96 MBPS

  • Günde 7 saat 15 dakikamızı internette geçiriyoruz. Sosyal medya kullanımımız 2 saat 46 dakika  

  • %63’ümüz sosyal medya hesaplarını aktif kullanıyor.

  • Online ürün ya da hizmet arama oranımız %86Online mağazaları ziyaret etme oranımız %86

  • Online mağazalardan satın alma oranımız %67En fazla seyahat ve konaklama harcaması. 5,1 milyar USD


Görünen o ki artık etten kemikten oluşan bir müşteri yerini dijital kimliği olan, iz bırakan bir nesneye bırakıyor. Bu nesne her an, her yerde ve şunları talep ediyor;

Aradığım ürünü ya da hizmeti hızlı bulmalıyım (7/24). Ne alsam diye düşünmektense öneriler önüme gelsin. Mağazada göreyim, online satın alayım ya da online sipariş vereyim, mağazadan teslim alayım. Hemen sahip olayım.Kurulum gerekli ise ürün teslimatı ile birlikte yapılsın.Beğenmezsem iade edeyim ya da değiştireyim. Ben her zaman haklıyım. İade sebebim kabul edilsin. Yoksa sosyal medyayı yıkarım. Kargo maliyeti ya da gizli maliyetler ile uğraşamam.Özel günlerimde hatırlanayım. Sürprizler beni mutlu eder.Kendime özel ürün tasarlayayım.Aldığım ürünün tüm geçmişine ulaşayım.

Kaprisli mi? Evet ve her geçen gün daha da artıyor. Peki bu durumda üretici ya da sağlayıcılar olarak dijitalleşme ve Endüstri 4.0’ın nimetlerinden nasıl faydalanacağız?


Dijital Ürün, Hizmet 


Daha önceki yazılarda değindiğimiz Endüstri 4.0 referans mimari modeli içerisinde bir eksen, ürünün tasarımından, müşteride kullanımına hatta geri dönüşüme kadar geçen yaşam döngüsü içerisinde takibine başka bir ifade ile dijital ikizini (Digital Twin) oluşturmaya dayanıyor.  Yapılan araştırmalar dijital ürün geliştirmenin önümüzdeki 5 yıl içerisinde verimliliği %19 artıracağı, pazara sunum süresini %17 ve üretim maliyetlerini %13 oranında azaltacağını gösteriyor. [2]




Görsel : Dijital İkiz (Kaynak: GE)


Geleneksel ürün geliştirme ile dijital ürün geliştirme karşılaştırıldığında; ürün yaşam döngü süresinin daha da azaldığı görülmekte. Ürünün tam istenen standartlara gelmesi üretildikten ya da kullanıldıktan sonra değil daha prototip aşamasında belirleniyor. Dijital ürünün bir başka özelliği ise geniş bir tüketici kitlesine aynı ürünü sunmaktan  kişiye ya da belirli kullanıcı kitlesine uygun özelleştirilmesi ya da tamamen kişiselleştirilmesi. Satış sonrası hizmetlerde ise anlık izleme, veri analitik ve yapay zeka destekli tahminleme, arızaların önüne geçme, uzaktan destek ile kusursuz müşteri memnuniyeti hedeflenmekte.   


Fikir oluşturma: Dijital müşterinin taleplerine odaklanmak, olası talepleri önceden belirlemek, talep oluşturmak gibi aslında müşteri tarafında değer yaratma prensibine dayanıyor. Bunların yapılmasında yapısal mevcut müşteri veri analiz, sosyal medya izleme, dinleme önemli yer tutuyor. Yapısal ve yapısal olmayan verinin işlenmesi amacıyla analitik araçlar, yapay zeka gibi teknolojiler kullanılmakta. Bu aşamada aynı zamanda iş ortakları ile (tedarikçi, hizmet sağlayıcı, aracı, mühendislik hizmetleri veren kişi ya da şirketler gibi) ortak çalışma, ürünün pazara sunulmasında hız ve kaliteyi beraberinde getiriyor.  Hedef ve göstergelerin belirlenmesi, yaratılan değer ve rekabet analizine dayalı strateji, kanal, fiyatlama politikaları başarıyı getiren faktörlerin başında geliyor. Bir diğer önemli konu ise proje yönetim yaklaşımı. Uzun süreli ve adımlardan oluşan geleneksel yönetim metodolojisi (Waterfall), çevik (Agile), yalın (Lean), hızlı uygulama geliştirme (RAD), Scrum, endüstri- ürün-hizmet gibi kriterlerle farklılık gösteriyor ve tercih edilebiliyor.


Tasarım ve geliştirme: Dijital teknolojilerin yoğun bir şekilde kullanımı bu aşamada karşımıza çıkıyor. Özellikle dijital ikiz oluşturma, fiziksel bir nesne yaratmadan olası üretim, kullanım özelliklerini analiz etmeye yarıyor. Gerçek zamanlı prototip oluşturmada sanal gerçeklik kullanımı (Virtual Reality Hackathon),  paydaşların ortak çalışması ile hem arge maliyetlerini hem de pazara ürün sunma süresini düşürüyor. [3] Daha önceki yazılarda da belirttiğimiz gibi nesnelerin interneti, bir ürüne ya da parçalarına benzersiz bir kimlik vererek, yaşam döngüsü içerisinde sürekli takibi ve kontrolünü sağlamak amacıyla kullanılıyor. Bugüne kadar üretim sırasında ya da sonrasında sensör, iletişim cihazları ile desteklenen yapı, yerini tasarım aşamasına bırakmakta. Diğer kullanılan teknolojiler ise eklemeli üretim (Additive Manufacturing), dijital ikiz veri kontrolünü sağlayan PDM (Product Data Managment), PDM (Product LifeCycle Management) gibi yazılım çözümleri.


Pazara sunma: Benzersiz kimlik sahibi, fikir oluşturma ve tasarım aşamasında farklı senaryolar en ince detayda uygulanmış, dijital ikizinin olduğu bir ürünü pazara sunmakta kullanılacak yöntemler tamamen ürünün tüketici kullanımında yaratacağı değer ile bağlantılı. Veri ve uygulamalar sayesinde hızlı ve kolay erişim, kontrol, sorunların tespiti ve çözümü, değeri, fayda olarak tüketicinin önüne getirmekte. Başlangıçtaki strateji bağlı olarak direk satış, kiralama (leasing), kullandığın kadar öde (pay as you go), abonelik (subscription), hizmet olarak sunum (product-to-service), paylaşım modelleri pazara sunmada ve kabulde önemli yer tutuyor.


Yapılan yanlışlar, Sorunlar


Dijital ürün yaratma ve pazara sunmada aklanılan en önemli konulardan biri güvenlik.   Yapılan araştırmalar bu alanda yatırım yapan şirketlerin %71’inin siber güvenlik ile ilgili geçerli bir politikalarının olmaması yönünde. [2]


IIoT cihazları, endüstriyel kontrol sistemleri (PLC, SCADA, HMI), iletişim ağı bileşenleri (router, network, protocol), yazılımlar (CAD, PDM, PLM)  daha tasarım  ve üretim aşamasında risk oluştururken, tüketici tarafında mobil uygulama, bulut bilişim kullanımı, iş ortakları tarafından kullanılan farklı uygulamalar ile bilgi paylaşımı güvenlik risklerini oluşturuyor.


Bir diğer konu ise veri büyüklüğü. Dijital ikiz tarafından oluşturulan veri bir modele oturtulmadıktan sonra gereksiz boyuta ulaşıyor ve bu da saklama, işleme maliyetlerini artırıyor ve performansı düşürüyor. Doğru model, ürünü kimin nasıl kullanacağı ve hangi verilere ihtiyacının olduğunun belirlenmesi,  nerede, nasıl saklanacağı ve ikiz/gölge (Digital Shadow) yapısının ve veri akış diyagramlarının oluşturulmasıdır.


1 IoT Analytics

2 PWC survey - Digital Product Development 2025 

3 McKinsey - Accelerating product development: The tools you need now


EDT Center, dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 alanında uluslarası tecrübe ve bilgi birikimi ile şirketlere baştan uca çözümler üretmektedir.

* Endüstri 4.0 bilinçlendirme eğitimleri

* Endüstri 4.0 Olgunluk Seviyesi Ölçümü

* Endüstri 4.0 Yol Haritası

* Uygun çözüm ve sağlayıcı bulma (www.i40markt.com) (www.it-matchmaker.com.tr)

* Proje yönetimi

* Profesyonel danışmanlık

Detaylı bilgiler: EDT Center - i40Markt

90 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör